Duyurular

Mücbir sebep halindeki depremden etkilenen mükellefler için geçici vergi süreleri uzatıldı

Vergi Usul Kanunu Sirküleri/197 ile; Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya illeri ile Gaziantep ilinin İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde mücbir sebep hali 180 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile gib.gov.tr adresinde 30/5/2025 tarihinde yayımlanan “Hazine ve Maliye Bakanlığı Tarafından Deprem Bölgesindeki Cirosu 2,5 Milyon Liranın Altında Olan Mükelleflerin Mücbir Sebep Halinin Uzatılmasına İlişkin Duyuru” kapsamında 30/11/2025 tarihinde sona eren mükellefler tarafından 17 Şubat 2026 Salı günü sonuna kadar verilmesi gereken 2025 IV. Geçici Vergi Dönemine (Ekim-Kasım-Aralık) ait Gelir ve Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 9 Mart 2026 Pazartesi günü sonuna kadar uzatılmıştır. Ayrıntıları öğrenin

Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde bazı değişiklikler yapıldı

24 Mayıs 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 25) ile; – Türkiye’de kurulu fonlar ve yatırım ortaklıklarının kazanç istisnası uygulamalarına, – İstisna uygulamalarında kar ve zarar mahsubuna, – Nakdi sermaye artışına ilişkin faiz indiriminin dördüncü geçici vergilendirme döneminde uygulanmasına, – Asgari kurumlar vergisinden indirilecek yatırıma katkı tutarının hesaplanmasına ilişkin açıklamalar yapılmıştır. Tebliğe göre; Faaliyet alanı gereği portföyüne veya aktifine taşınmaz dahil edemeyen ve inşaat projeleri yapamayan fon ve ortaklıkların bahse konu gelirleri bulunmayacağından, bu fon ve ortaklıklar için kar dağıtımı şartının aranmayacağı tabiidir. Öte yandan, herhangi bir şekilde taşınmaz kazancı elde eden fon ve ortaklıkların istisnadan yararlanabilmesi için, söz konusu kazançlar bakımından kar dağıtımı şartı aranacaktır. Dağıtılması gereken kazancın tespitinde, kurumların Türk Ticaret Kanunu uyarınca ayırması zorunlu olan kanuni yedek akçeler dikkate alınabilecek ve taşınmaz gelirlerine isabet eden kanuni yedek akçe tutarı düşüldükten sonraki kazancın %50’si dağıtıma konu edilecektir. Karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmadığından, kar paylarının sermayeye eklenmesi suretiyle kar dağıtım şartının sağlanması söz konusu değildir. Sermaye piyasası mevzuatına göre belirlenen net dağıtılabilir kar esas alınarak kar dağıtımı yapılması gerekmektedir. Ancak net dağıtılabilir karın, Vergi Usul Kanununa göre tutulan kayıtlar kapsamında tespit edilen kar tutarını aşmaması gerekir. Sermaye piyasası mevzuatına göre belirlenen net dağıtılabilir karın, Vergi Usul Kanununa göre tutulan kayıtlar kapsamında tespit edilen kardan daha düşük olması halinde, sermaye piyasası mevzuatına göre belirlenen net dağıtılabilir karın dikkate alınacağı tabiidir. Diğer taraftan, Tebliğin “5.17. Kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara isabet eden giderlerin diğer kazançlardan indirilememesi” başlıklı bölümünden sonra gelmek üzere aşağıdaki bölüm eklenmiştir. “5.18. İstisna uygulamalarında kar ve zararların değerlendirilmesi Kurumlar vergisi yönünden istisnanın belirli bir faaliyete özgülenmesi durumunda, ilgili faaliyetin bir bütün halinde değerlendirilmesi ve kazancın bu bütünlük çerçevesinde tespit edilmesi gerekmektedir. İşlem bazında uygulanan istisnalarda ise kazanç ve istisna her bir işlem bazında belirlenmektedir. Faaliyet esaslı istisnalar, bir hesap döneminde aynı istisna konusundaki tüm faaliyetlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda oluşan kazançlara ilişkindir. Bu kapsama giren istisnaların bazıları aşağıdaki gibidir. a) Yatırım fon ve ortaklıklarının kazanç istisnası (taşınmazlardan elde edilen kazançlar hariç) (5520 sayılı Kanun madde 5/1-d) b) Yurt dışı şube kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-g) c) Yurt dışı inşaat, onarım, montaj ve teknik hizmetler kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-h) ç) Eğitim ve öğretim kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-ı) d) Risturn kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-i) e) Yabancı fon kazançlarının vergilendirilmesinde yönetici şirketlere ilişkin kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/A) f) Sınai mülkiyet hakları satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/B) g) Türk uluslararası gemi siciline kayıtlı gemilerin işletilmesinden sağlanan kazanç istisnası (4490 sayılı Kanun madde 12) ğ) Serbest bölgelerde elde edilen kazanç istisnası (3218 sayılı Kanun geçici madde 3) h) Teknoloji geliştirme bölgelerinde elde edilen kazanç istisnası (4691 sayılı Kanun geçici madde 2) ı) Araştırma altyapılarının Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarda istisna (6550 sayılı Kanun geçici madde 1/a) Örnek 1: (A) A.Ş. teknoloji geliştirme bölgesinde farklı projeler kapsamında yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetleri yürütmektedir. Şirket, 2025 hesap döneminde 1. Ar-Ge projesinden 2.500.000 TL kazanç elde etmiş, 2. Ar-Ge projesinden ise 1.000.000 TL zarar doğmuştur. Buna göre, teknoloji geliştirme bölgesinde yürütülen faaliyetler hesap döneminde bir bütün olarak değerlendirileceğinden, istisna kapsamındaki projelerden doğan zararların bu kapsamdaki kazançlardan mahsup edilmesi gerekmekte olup, söz konusu faaliyetten elde edilen (2.500.000 – 1.000.000) 1.500.000 TL kazanç, 4691 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi kapsamında kurumlar vergisinden istisna edilecek ve bu tutar beyannamenin ilgili istisna satırına yazılacaktır. İşlem esaslı istisnalar, hesap dönemi içerisindeki her bir işleme bağlı olarak ayrı ayrı doğan kazançlara ilişkindir. Bu kapsama giren istisnaların bazıları aşağıdaki gibidir. a) İştirak kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-a) b) Yurt dışı iştirak kazançları istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-b) c) Yurt dışı iştirak hissesi satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-c) ç) Emisyon primi kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-ç) d) Taşınmaz, iştirak hisseleri ve fon satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-e)   e) Bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine veya TMSF’ye borçlu durumda olanların taşınmaz veya iştirak hisselerinin satış kazancı istisnası (5520 sayılı Kanun madde  5/1-f) f) Sat-kirala-geri al işlemlerine yönelik kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-j) g) Varlık kiralama işlemlerinden elde edilen kazanç istisnası (5520 sayılı Kanun madde 5/1-k) ğ) Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazanç istisnası (193 sayılı Kanun geçici madde 76) Örnek 2: (B) A.Ş. aktifinde yer alan iki ayrı taşınmazı bankaya olan borcuna karşılık alacaklı bankaya 2025 hesap döneminde satmıştır. Söz konusu satış işlemlerinin birincisinden 3.500.000 TL kazanç elde etmiş, ikincisinden ise 1.500.000 TL zarar doğmuştur. Buna göre, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında her bir satış işleminden doğan kazanç veya zarar ayrı ayrı dikkate alınacak olup, birinci taşınmaz satışından kaynaklı 3.500.000 TL kazanç kurumlar vergisinden istisna edilecek, ikinci taşınmaz satışından doğan 1.500.000 TL zarar ise beyannamenin kanunen kabul edilmeyen gider satırına yazılacaktır.” Tebliğe eklenen 32.5.7. Asgari kurumlar vergisinden indirilen yatırıma katkı tutarının tespiti başlıklı bölümdeki açıklamalara göre; Kurumlar Vergisi Kanununun 32/C maddesine göre hesaplanan asgari kurumlar vergisinden indirilen yatırıma katkı tutarının tespitinde, 2/8/2024 tarihinden önce mevcut yatırım teşvik belgelerinde kayıtlı olan yatırım tutarı dikkate alınmakta, bu tarihten sonra yatırım teşvik belgesinde gerçekleştirilen revizeler sonucundaki artışlar hesaplamaya dahil edilmemektedir. Buna göre, teşvik belgesini 2/8/2024 tarihinden önce alan ve 2/8/2024 tarihinden sonra revize eden mükelleflerin, 32/A maddesine göre alınmayan vergilerini, 2/8/2024 öncesi yatırıma katkı tutarını dikkate almak veya oranlama yapmak suretiyle tespit etmeleri mümkündür. Ayrıntıları öğrenin

Varlık barışı hükümleri yayımlandı

4 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Kanun ile varlık barışı düzenlemeleri hükme bağlanmıştır. Bu çerçevede varlık barışı uygulaması şu şekilde uygulanacaktır; Yurt dışı varlıkların bildirimi ve Türkiye’ye getirilmesi  Gerçek ve tüzel kişiler yurt dışında bulunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerini banka veya aracı kurumlara bildirilebileceklerdir. Bu bildirimin 31 Temmuz 2027 tarihine kadar yapılması gerekmektedir. Bildirilen söz konusu kıymetlerin bildirim tarihinden itibaren 2 ay içinde Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmesi veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması şarttır. Fiziki olarak getirilenler Gümrük İdaresine yapılacak beyana ilişkin belgelerle tevsik edilebilecektir. Yurt içi varlıkların bildirimi ve kayda alınması ile banka ve aracı kurumlara yatırılması Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilebilecektir. Bildirilen varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur. Mükelleflerce varlıkların kayıtlara alınması  Defter tutan mükelleflerin bildirdikleri varlıklar, bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlerine kaydedilecektir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açacaklardır. Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez ve sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz. İşletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmez. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca göstereceklerdir. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz. Bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir. Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti olmayanların yapması gereken işlemler  Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar, bildirimde bulundukları varlıklarını bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 2 ay içinde Türkiye’ye getirmeleri, yurt içindeki varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri durumlarında başka bir şart aranmaksızın madde hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Verginin oranı ve beyanı Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edecekler ve aynı sürede ödeyeceklerdir. Ancak bildirilen varlıkların yatırılacağının taahhüt edildiği yatırım araçlarının vadelerine ve bildirim sürelerine göre aşağıdaki gibi farklı vergi oranları da belirlenmiştir. Buna göre vergi oranı; 31.12.2026 tarihine kadar bildirilen varlıkların vadeli hesaplarda, 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında; -En az 5 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %0, -En az 4 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %1, -En az 3 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %2, -En az 2 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %3, -En az 1 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %4, olarak uygulanacaktır. Ayrıca bu taahhütnamelerden damga vergisi alınmayacaktır. 01.01.2027-31.07.2027 (bu tarih dahil) döneminde yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılacaktır. 31.07.2027 tarihinden sonra (yetki ile uzatılması halinde) yapılacak bildirimlerde ise vergi oranı ilave yarım puan artışla toplamda 1 puan artırımlı olarak uygulanacaktır. Ödenen vergilerin gider kaydedilmemesi  Ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecektir. Bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez. İnceleme ve tarhiyat yapılmaması  Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Ancak diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmemektedir. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ve takdir komisyonu kararları  Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ve takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespit edilmesi halinde yapılması gereken işlemler: – Bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmayacaktır. – Bulunan matrah farkının bildirilen varlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılacaktır. Vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda, bildirime konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılacaktır. Şartlara uyulmamasının yaptırımı  – Yurt dışı varlıkların bildirildiği halde; bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmemesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi, – Yurt içi varlıkların bildirildiği halde, 31.07.2027 tarihine kadar banka ya da aracı kurumlara yatırılmaması, – Bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi, – Taahhütlere uyulmaması ve – Diğer şartların yerine getirilmemesi, hallerinde inceleme ve tarhiyat yapılmaması hükmünden yararlanılamayacaktır. Bu durumda ayrıca, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunacaktır. Cumhurbaşkanı’nın yetkisi  Cumhurbaşkanı, 31.07.2027 tarihini bitim tarihinden itibaren her defasında 6 ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatmaya yetkilidir. Varlık barışı hükümleri 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ayrıntıları öğrenin

Bazı vergi uygulamalarında değişiklik getiren 7582 sayılı Kanun yayımlandı

4 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile;   -6183 sayılı Kanun’un 48’inci maddesi uyarınca azami 36 ay olan tecil süresi 72 aya çıkarılmış, teminatsız tecil uygulamasına konu olacak alacak tutarı 1 milyon TL olarak belirlenmiştir. -Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de yerleşmiş sayılmama ve vergi mükellefiyeti bulunmama şartlarını sağlayan gerçek kişilerce Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratlara yönelik 20 yıl boyunca gelir vergisi istisnası getirilmiştir. Bu gerçek kişilerin bu madde kapsamına girmeden önce, Türkiye’de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmeyecektir. Ayrıca, bu istisnasından yararlanan kişilerin, istisna süresi içerisinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikallerinde, verginin %1 oranında uygulanması sağlanmaktadır. İstisna maddesi, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir. -Çalışanlara bedelsiz veya indirimli olarak verilen pay senetlerine ilişkin ücret istisna uygulamasında üst sınır, ilgili yıldaki brüt ücretin iki katı olarak yeniden belirlenmiş ve bu şekilde iktisap edilen pay senetlerinin elde tutulma süreleri kısaltılmıştır. Bu çerçevede, hizmet erbabı tarafından bu şekilde iktisap edilen pay senetlerinin; İktisap tarihinden itibaren 2 tam yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı, 3 ila 4 yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75’i, 5 ila 6 yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %25’i, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edilecektir. -4875 sayılı Kanun kapsamında nitelikli hizmet merkezlerinin kurulmasına imkan sağlanmış, bu merkezlerde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretleri belirli sınırlar dahilinde gelir vergisinden istisna edilmiştir. Nitelikli hizmet merkezi, en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren, ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna yönelik hizmet sunmak ve maddede belirtilen faaliyetleri yapmak üzere kurulan, yıllık hasılatlarının en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde eden sermaye şirketleri olarak tanımlanmaktadır. Nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katını (tüm çalışanların yararlandığı asgari ücret istisnası ile birlikte 4 katını) aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna olarak değerlendirilecektir. 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezinde (İFM) faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri açısından ise bu istisna brüt asgari ücretin 5 katı (tüm çalışanların yararlandığı asgari ücret istisnası ile birlikte 6 katı) olarak uygulanacaktır. Ayrıca, GVK’nın 23. maddesinde belirtilen ücretlere ilişkin kağıtlar damga vergisinden istisna olduğu için yukarıdaki istisna ücretler üzerinden damga vergisi de ödenmeyecektir. Yine, İstanbul Finans Merkezindeki finansal kurumlara sağlanan, yurt dışı tecrübesi olan personelin çalıştırılması halinde uygulanan gelir vergisi istisnası tüm katılımcıları da kapsayacak şekilde genişletilmiştir. -Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yer alan transit ticarete ilişkin kazanç indiriminin kapsamı genişletilmiş ve yurtiçi asgari kurumlar vergisinin hesaplamasına esas olan kurum kazancından düşülmesine imkan sağlanmıştır. İFM’de katılımcı belgesi alarak faaliyette bulunan kurumların transit ticaretten elde ettikleri kazançlara ilişkin indirim oranı %50’den %100’e çıkarılmış, İFM dışında faaliyette bulunan kurumlara da %95 oranında kazanç indirimi imkânı sağlanmıştır. Bu düzenlemeyle ayrıca Cumhurbaşkanınca belirlenecek endüstri bölgelerinde faaliyette bulunan kurumların transit ticaret faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için de %100 oranında kazanç indirimi teşviki sağlanmış olmaktadır. İndirimden yararlanılabilmesi için; kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması, aracılık faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de olmaması şarttır. -Nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilebilecektir. 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumlar bakımından indirim oranı ise %100 olarak uygulanacaktır. Bu indirim; kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren 20 (yirmi) hesap dönemi itibarıyla uygulanacaktır. Sözkonusu değişiklikler; 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir. -Sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları için kurumlar vergisi oranı %12,5 olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda indirimli orandan faydalanılan kazançlar için 7. fıkra (ihracat 5 puan) kapsamında ayrıca indirim uygulanmayacaktır. Söz konusu düzenleme, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara, özel hesap dönemine tabi olan kurumların ise 2027 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir. Ayrıntıları öğrenin